"Kozmoloji" kategorisindeki yazılar:

Çift Kalpli Gökada

 Ethem DERMAN
 14 Ocak 2014

Messier kataloğunda M83 olarak bilinen bu gökadanın halk arasındaki adı güneyin “Fırıldak Gökadası”dır. Çünkü kuzey yarımkürede de Fırıldak Gökadası vardır. Samanyolu gibi çubuklu sarmal bir şekle sahiptir. Çubukludan kasıt merkezeden geçen bir çubuğun uçlarından sarmal kollar çıkar. Andoremeda gökadası gibi iki tane çekirdeği vardır ama bu onun iki tane kara deliğe sahip olduğunu göstermez. Tek karadelik olabilir ve onun çevresinde dolanan yıldızlar bize ikinci bir çekirdek gibi gözükebilir.

Komşularımızı Tanıyor Muyuz?

 Ethem DERMAN
 13 Nisan 2013

Sanırım hangi komşular diye sormayacaksınız çünkü aynı apartmanda hemen altınızdaki veya üstünüzdeki dairede oturan komşularımızı bu çağda artık tanımıyoruz. Sözünü ettiğim yakın komşular güneş sistemi içindeki gezegenler de değil. Bugün güneşimize komşu olan yani ona en yakın olan diğer yıldızlardan söz edeceğim. “Gökyüzüne teleskopsuz veya dürbünsüz baktığınızda binlerce yıldız görürsünüz”. Ancak bu cümle benim için doğru değil.

1987A Süpernovasının Gizemi

Teleskopun keşfinden bu yana en parlak patlamalardan biridir bu süpernova. Hubble Uzay Teleskopu 1990 yılında uzaya yerleştiğinden bu yana 1987A sürekli gözetim altında. Süpernova 23 Şubat 1987 tarihinde patladı yani patlama kanıtı ışınlar bizim gözümüze geldi. Güney yarımküreden gözüken ve Samanyolu’muzun uydu gökadalarından biri olan bizden 168.000 ışık yılı uzaklıktaki Büyük Magellan Bulutu’nun bir yıldızıydı. O zaman gerçek patlama demek ki İ.Ö. (M.Ö.) 166.000 yıllarında meydana gelmiş.

Gökyüzünün Güzellikleri: Anahtar Deliği Bulutsusu

 Ethem DERMAN
 4 Mart 2012

Sizlere yıldız izlerinden söz ederken gökyüzü fotoğraf çekimi ile uğraşan amatör gökbilimcilerden söz etmiştim. İşte onlardan biri, Brezilya’dan Eduardo Buena’nın çektiği bir gökyüzü güzelliği. Ülkemizde de çok mükemmel gökyüzü fotoğrafı çeken dostlarımız var, sizlere bir ara onlardan da söz edeceğim. Carina bulutsusu ölmekte olan Eta Carina yıldızının can çekişirken dış katmanlarını uzaya atması sonucu oluşmuştur. İşte Anahtar Deliği bu meşhur Carina bulutsusunun bir parçasıdır. Resmi adı NGC 3324’dür. Bu adı ona ilk kez 19. yüzyılda John Herschel vermiştir. Bulutsu gerçekte çok küçüktür, çapı yaklaşık 7 ışık yılıdır. Karanlık soğuk molekül ve tozdan oluşmuştur ama aynı zamanda sıcak parlak filamentlere de sahiptir.

Görünmeyen Canavar

 Ethem DERMAN
 4 Mart 2012

İlk kez 1821 yılında alman amatör bir gökbilimci olan Johann Fritsch, ε Aur’un ışığının her zamankinden az olduğunu gördü. O yıldan sonra ε Aur gökbilimciler tarafından gözlenmeye başlandı ve ilk makale 1903 yılında çıktı. Alman gökbilimci Wilhelm Hans Ludendorff sözkonusu azalmanın 27.1 yılda bir gerçekleştiğini yani olayın dönemsel olduğunu yazdı. Ona göre görünmeyen bir cisim güneşten daha sıcak olan ε Aur’u örtüyordu. Bu örtme olayı iki yıl sürdüğü için de örten canavarın çok büyük olması gerekiyordu. 1937 yılında üç önemli gökbilimci olan Kuiper, Struve ve Stromgren örten cismin yarı geçirgen kırmızıöte yani çok soğuk bir cisim olduğunu kanıtlamaya çalıştılar ama 1965 yılında Su-Shu Huang yıldızın tayfını aldığında böyle bir soğuk cisim görmediğini yazınca o model de suya düştü.

Kırmızıöte Gökbilimi ve SOFIA

 Ethem DERMAN
 29 Şubat 2012

SOFIA bana gençliğimin en güzel artistlerinden “Sophia Loren”i anımsatır. Ama onun gökyüzü ile pek ilgisi yoktur. Herneyse, bu yazıda kısaca kırmızıöte (KÖ, infrared) gökbiliminden söz edeceğim. Gözümüzün gördüğü dalgaboyu en uzun ışık kırmızıdır ve (0.8 μm) daha ötesini göremeyiz ama dalgaboyu çok daha uzun ışınlar vardır. İşte görünür bölgeden hemen sonra gelen (0.8-300 μm) bölgeye “KÖ bölge” denir. Bu dalgaboylarında gözlem yapıldığında görünür bölgede kendini göstermeyen gökyüzünün güzelliklerini görürüz. Örneğin yıldızlararası bulutların örttüğü cisimleri keşfederiz, kozasının içinde yeni oluşan bebek yıldızlar, Samanyolunun merkezindeki yıldızların hareketleri bunlardan sadece birkaçıdır.

Gökyüzünün Güzellikleri: Gökadaların Savaşı, M86 ve NGC 4438

 Ethem DERMAN
 27 Şubat 2012

Evrende gökadalar da insanlar gibi küme halinde bulunurlar. Bu kümelerin içinde en meşhur olanı Virgo’dur, çünkü çok yakındır. Bizden 50 milyon ışık yılı (IY) uzaklıktaki bu küme tam bir gökada kentidir ve içinde yaklaşık 1.500 gökada barındırır. Nasıl kentlerde caddede dolaşırken insanlar birbirine çarparsa, gökada kümelerinde de bu görülür. İki gökadanın çarpıştığını düşünsenize; saniyede yüzlerce kilometre hızla birbilerine girerler ve bu sırada milyarlarca yıldız çekimsel olarak etkilenir ve yine çarpışan gaz ve toz bulutları bir anlamda kozmik havai fişekleri andırır. Kümeler içinde gökada çarpışmaları her zaman meydana gelir ama bazen kanıtları çok zayıftır.

Gökyüzünün Güzellikleri: Kalem Bulutsusu

 Ethem DERMAN
 27 Şubat 2012

Güney yarımkürede bulunan Yelken (Vela) takımyıldızındaki bu bulutsuyu 1835 yılında John Herschel keşfetmişti. Vela süpernova artığının bir parçası olduğu düşünülüyor, çünkü Vela atarcasına çok yakın bir konumda. Çubuk gibi görünmesinden dolayı ona kalem bulutsusu denmiş. Bizden tam 815 ışık yılı (IY) uzaklıkta. Büyük Vela süpernovasının şok dalgaları ile oluştuğu düşünülen bulutsunun hızı bu nedenle çok yüksek, saatte 644.000 Km. Son zamanlarda hızı düşmekte olan bulutsunun hareket ettiği yön, soldan sağa doğrudur. 5 ışık yılı uzunluğunda olan bu Kalem bulutsusu, aslında ince örülmüş gaz bulutlarının oluşturduğu düzlemsel yapının kenardan görünüşüdür.

Sayfa 1 ile 212