TAMSAT GENÇ UZAY

Kategoriler

TAMSAT İrtibat Bilgileri

TAMSAT Amatör Uydu Teknolojileri Derneği

P.K:88 Gölbaşı 06830 ANKARA
E-posta: bilgi [at] tamsat.org.tr

"Galaksiler" kategorisindeki yazılar:

Böylesini Gördünüz mü?

 Ethem DERMAN
 23 Mart 2012
Uzay ve Astronomi

Aklıma bir fıkra geldi de o nedenle bu başlığı attım. Adı “böylesin” olan küçücük köpeğin sahibi kadın banyo yaparken köpeğinin kapıdan kaçtığını görüyor ve banyodan fırlıyor. Çıplak olduğunu farkedince de fıkra bu ya orada bulunan bir resim çerçevesini önüne tutarak caddeye çıkıyor. Bakıyor köpek ortada yok ilk gördüğü adama “böylesini gördün mü?” diye soruyor. Adama bakıyor, bakıyor ve “her türlüsünü görmüştüm ama böylesini ilk kez görüyorum” der.

Çok banal bir fıkra ama biz milyonlarca gökada gördük, sarmal, eliptik, dairesel biçimde olanları vardı ama böylesini hiç görmemiştik. Bu gökadaya “zümrüt kesim” (emerald-cut) demişler, dikdörtgen şeklinde olduğu için. Asıl yani resmi adı LEDA 074886. 70 miyon ışık yılı uzaklıkta cüce bir gökada, 250 gökada bulunan bir gökada grubunun üyesi.

Gökyüzünün Güzellikleri: Gökadaların Savaşı, M86 ve NGC 4438

 Ethem DERMAN
 27 Şubat 2012
Uzay ve Astronomi

Evrende gökadalar da insanlar gibi küme halinde bulunurlar. Bu kümelerin içinde en meşhur olanı Virgo’dur, çünkü çok yakındır. Bizden 50 milyon ışık yılı (IY) uzaklıktaki bu küme tam bir gökada kentidir ve içinde yaklaşık 1.500 gökada barındırır. Nasıl kentlerde caddede dolaşırken insanlar birbirine çarparsa, gökada kümelerinde de bu görülür. İki gökadanın çarpıştığını düşünsenize; saniyede yüzlerce kilometre hızla birbilerine girerler ve bu sırada milyarlarca yıldız çekimsel olarak etkilenir ve yine çarpışan gaz ve toz bulutları bir anlamda kozmik havai fişekleri andırır. Kümeler içinde gökada çarpışmaları her zaman meydana gelir ama bazen kanıtları çok zayıftır.

Gökyüzünün Güzellikleri: Kalem Bulutsusu

 Ethem DERMAN
 27 Şubat 2012
Uzay ve Astronomi

Güney yarımkürede bulunan Yelken (Vela) takımyıldızındaki bu bulutsuyu 1835 yılında John Herschel keşfetmişti. Vela süpernova artığının bir parçası olduğu düşünülüyor, çünkü Vela atarcasına çok yakın bir konumda. Çubuk gibi görünmesinden dolayı ona kalem bulutsusu denmiş. Bizden tam 815 ışık yılı (IY) uzaklıkta. Büyük Vela süpernovasının şok dalgaları ile oluştuğu düşünülen bulutsunun hızı bu nedenle çok yüksek, saatte 644.000 Km. Son zamanlarda hızı düşmekte olan bulutsunun hareket ettiği yön, soldan sağa doğrudur. 5 ışık yılı uzunluğunda olan bu Kalem bulutsusu, aslında ince örülmüş gaz bulutlarının oluşturduğu düzlemsel yapının kenardan görünüşüdür.

Çarkıfelek Gökadasındaki Süpernovanın Gizemi

 Ethem DERMAN
 10 Ocak 2012
Uzay ve Astronomi

Yazının başlığına bakarak bunun Mehmet Ali’nin çarkıfeleği olduğunu lütfen düşünmeyin, bu yüzünü bize dönmüş bir gökadanın adıdır. 2011 Ağustos ayında Büyükayı takımyıldızındaki Çarkıfelek (Pinwheel) gökadasında bir süpernova keşfedildi. Bulunan her süpernovaya bir kod adı verilir, bunun da adı 2011fe. En önemli özelliği bize çok yakın bir gökadada patlamasıydı.

Öyleki 1987A süpernovasından sonra en yakın olanıydı, çünkü Çarkıfelek bizden sadece 21 milyon ışık yılı uzaklıktaydı. O kadar güzel parladı ki Ankara Üniversitesi Gözlemevi (AUG)’indeki teleskopla arkadaşlarım bu süpernovayı fotoğrafladılar.

Gökadaların Oluşumu

 Misafir Yazar
 17 Ocak 2011

Büyük Patlama’dan sonra gökadaların nasıl oluştukları gökbilimciler tarafından halen araştırılan bir sorudur. Gökbilimciler, Büyük Patlama’dan sonraki bir kaç yüz milyon yıl içinde maddenin tüm evren genelinde kümelendikleri varsayımında bulunuyorlar. Bu kümelerden bazıları iç hareketleri nedeniyle dağıtılmışken, bir kısmı ise yakındaki maddeyi çekerek büyümüşlerdir. Büyümeyi sürdüren kümeler bugün gördüğümüz gökadaların başlangıçları olmuşlardır. Bu ilk gökadalar 12.5 milyar yıl önce görülmeye başlamıştır.

Karanlık Madde Olasılıkları

 Misafir Yazar
 17 Ocak 2011

Karanlık Madde’nin doğasının araştırılması fizik ve gökbilimde oldukça aktif bir alandır. Bilim adamları onun hangi maddeden oluştuğunu henüz bilmeseler de, çok sayıda olasılığı araştırıyorlar. Karanlık maddenin başlıca özelliği “karanlık” olması, yani hiç ışık yaymaması. Görünür, X-ışın veya kızılötesi dalgaları yaymıyor. Genellikle radyo veya kızılötesi dalgaboylarında tespit edebildiğimiz büyük hidrojen bulutları da değiller. Buna ilaveten, karanlık madde, görünen madde ile kütleçekimsel olarak etkileşebilmeli.

Gizli Kütle

 Misafir Yazar
 17 Ocak 2011

Gökadalardaki yıldızlar, gökadaların türüne bağlı olarak, kütleçekiminin etkisiyle farklı şekillerde hareket ederler. Eliptik gökadalardaki yıldızlar tüm doğrultularda hareket edebilirler. Sarmal gökadaların kollarındaki yıldızlar daha düzenli bir şekilde, gökadanın merkezi etrafında hareket ederler. Düzensiz gökadalardaki yıldızlarsa aşağı yukarı rastgele şekilde hareket halindedirler.

Gökadaların Kümelenmesi

 Misafir Yazar
 17 Ocak 2011

Aynı yıldızlar gibi, gökadalar da çoğunlukla grupların içinde ve kümeler halinde bir arada bulunurlar. Birkaç gökadadan oluşan gruplar çoğunluktadır ve bunlar genellikle daha büyük gökada kümelerinin bir parçasıdırlar. Samanyolu Gökadamız’a, her ikisi de güney yarımküreden gözlenebilen düzensiz gökadalar olan, Büyük ve Küçük Macellan Bulutları eşlik etmektedir. Andromeda Gökadası da iki adet küçük yoldaş gökadaya sahiptir, M32 ve M110.

Gökadaların Adlandırılması

 Misafir Yazar
 17 Ocak 2011

Eğer görünüş veya yer olarak ayrı iseler bazı gökadalara açıklayıcı isimler verilir (Andromeda, Whirlpool gibi). Fakat çoğu gökada bir katalogda adlandırıldığı şekilde bilinir. Gökyüzündeki nesnelerin en eski kataloglarından biri Charles Messier tarafından yapılmıştır. Messier 1700’lerde kuyrukluyıldızları arıyordu, fakat kuyrukluyıldızlar gibi, ama hareket etmeyen, nesneleri de kaydediyordu. Sonunda bu nesnelerin bir kataloğunu hazırladı, ve konumlarını bir liste şeklinde kaydetti, böylece onlara tekrar baktığında kuyrukluyıldız olduklarını zannederek şüpheye düşmeyecekti.

Gökadaların Görünen Yaşamları: Gökadaların Özellikleri

 Misafir Yazar
 17 Ocak 2011

Samanyolu da diğer tüm gökadalar gibi kütleçekimi ile bir arada tutulmaktadır. Kütleçekimi aynı zamanda gökada etrafında dolanan yıldızları, gezegenimsi cisimleri, gaz ve tozları da bir arada tutmaktadır. Gezegenler Güneş’in etrafında dolandığı gibi, Güneş te Samanyolu’nun merkezi etrafında dönmektedir. Gökadalar değişik türde şekillere sahiptir. 1920’lerde Edwin Hubble gökadaların yapılarını ilk kez araştıran kişi olmuştur.