"Güneş Sistemi" kategorisindeki yazılar:

Vah Vah, Ay Ezilmiş…

 Ethem DERMAN
 21 Mart 2012

Aşağıdaki görüntüyü ESA gökmeni Paolo Nespoli, tam Ay doğarken Uluslararası Uzay İstasyonundan (UUİ) çekti. Bilindiği gibi UUİ yer çevresinde yaklaşık 350 km yüksekte saniyede 8 km hızla dolanıyor. Günde 18 kez güneşin doğuşunu ve batışını görüyor. Doğal olarak aynı sayıda Ay’ın doğuşu ve batışını da izliyor. Bu bir seri fotoğrafı yaklaşık bir dakikada içinde çekiyor yani hemen hemen aynı anda diyebiliriz veya Ay aynı evrede iken diyebiliriz. Birinci fotoğrafa bakar mısınız zavallı Ay nasıl ezilmiş yukarıdan aşağıya. Bir dakika içinde alınmış bu üç karede biz aynı Ay’ı görmemiz gerekirdi ama öyle değil. Bunu size sormak istiyordum ama son anda vazgeçtim. Bu o incecik yer atmosferinin Ay görüntüsüne yaptığı katkı sadece. Buna fizikte ışınların kırılması diyoruz.

Aydedemizi Çocuklara İyi Öğretelim

 Ethem DERMAN
 19 Mart 2012

Aydedenin üzerindeki her olguya Uluslararsı Gökbilim Birliği (UGB) bir isim vermiştir. Bu birlik, gökbilim dünyasında bizim nüfus dairesi gibi çalışır, yani ismi onlar verirler ve kimse bunu değiştiremez. Bazı Latince olanları değiştirdim Türkçe okunuşları ile yazdım. Ay’ın bize bakan yüzündeki denizler ve kraterlerin en ünlüleri burada gösterilmiştir. Aslında üzerinde Türk isimlerinin de verildiği bazı olgular vardır.  Ağrı Dağı’nın nerede olduğunu öğrenmek ne kadar güzel ise, yağmur denizinin yerini öğrenmek de o kadar keyifli olmalıdır. İlk dolunayda çocuklarımıza Ay’a bakmalarını öğütleyelim.

Son Zamanlarda Güneş Neden Ünlü Oldu?

 Ethem DERMAN
 19 Mart 2012

Resim 1’de 2012 yılı Şubat sonuna kadar gözlenmiş güneş leke sayıları görülüyor. Düz çizgi daha sonraki tahminleri gösteriyor. Kesikli çizgiler ise yapılan tahminde artı-eksi hataları göstermektedir. 23. çevrim ile bu çevrimi lütfen kıyaslayın. Bugünlerde bol miktarda güneş patlamaları ile ilgili haber okuyorsunuz. Evet güneş etkinliği yine maksimumda yani bol miktarda leke çıkıyor ve bu etkin alanlarda meydana gelen patlamalar gözleniyor. Bunların sonucunda da kutup ışınımları tüm güzellikleri ile boy gösteriyor. Güneş patlamalarının insan üzerine etkileri bu haberlerde bilim insanları tarafından dile getiriliyor hatta şarlatanlar bu patlamalar sonucu kıyamet kopacağını bile söylüyorlardı. Peki 11 yıl öncede güneş etkinliği yine maksimumdu ama bu ortada kadar haber yoktu, neden acaba?

Mevsimlerin Nasıl Oluştuğunu Anlamak Güçtür

 Ethem DERMAN
 15 Mart 2012
D-STAR

Yer ekseni çevresinde 24 saate bir döner ve gece-gündüz oluşur. Güneş çevresinde bir yılda dolanır, mevsimler oluşur. Uzaydan baktığımız zamanYer’in yarısını gündüz, yarısını ise gece görürüz. İşte bu iki olguyu ayıran çizgiye gece-gündüz çizgisi deriz. Bu gece-gündüz çizgisi de bir gün boyunca Yer’in çevresinde bir tur atar. Yer ile senkronize dönen yaklaşık 36 bin Km yükseklikte ekvatorun üzerinde çalışan Meteosat-9 meteoroloji uydusu kendi saati ile her gün sabah saat 6:12’de çektiği fotoğraflardan önemli tarihlerde olan dördünü aşağıda görüyorsunuz. Tam bu zamanda uydu, Yer ve Güneş arasındaki açı 90 derecedir. Daha fazlasını görmek isterseniz Bad Astronomy adlı web sayfası sahibi Phil Platt’ın hazırladığı videoya bakmanızı öneririm.

Satürn: Bir Fotoğrafın Anatomisi

 Ethem DERMAN
 15 Mart 2012

Satürn sisteminde çalışmakta olan Cassini uzay aracı bu fotoğrafı 7 Haziran 2006 tarihinde çekti. Halkanın Satürn’e yakın kısmına bakarsanız onun güzel uydusu Mimas’ı görebilirsiniz. Gezegenin kendisi saçılmış ve yansımış ışınlarla parlak gözükmekte. Halkanın üstünde, arkaplanda iki yıldız adeta “biz de buradayız” diyorlar. Dikkat ederseniz halka parlak ama Mimas karanlık gözüküyor, neden? Fotoğrafı büyütüp bakarsanız Mimas’ın bir hilal şeklinde olduğunu anlarsınız. O hilale bakarak Güneş’in konumunu da bulabilirsiniz. Cassini’nin tam karşısında, halkadan biraz aşağıda hafifçe sağ tarafta. “Satürn’ün gece tarafı aydınlık, bu ışık nereden geliyor?” derseniz onu halkadan yansıyarak ve saçılarak gelen ışınlar aydınlatıyor. Satürn’ün gece tarafının güney yarım küresi ışığını halkanın güney tarafından yansıyan ışınlardan alıyor.

Yetim veya Göçmen Gezegenler

 Ethem DERMAN
 14 Mart 2012
APRS

Gezegen deyince hemen aklımıza bizim güneş sistemindeki 8 gezegen geliyor. Son zamanlarda yabancıların exoplanet, bizim ötegezegen dediğimiz başka yıldızların çevresinde dolanan gezegenleri de bulmaya başladık, ondan da haberimiz var. Peki gezegenin öksüzü veya göçmeni nasıl oluyor? Gökbilimde son zamanlarda kullanılmaya başlanan küçük merceklenme (microlensing) yöntemi aslında çekimsel merceğin bir başka türü. Aslında her ikisi de 1915 yılında Einstein’ın ileri sürdüğü, ışık büyük bir kütlenin yanından geçerken bükülür ilkesine göre çalışıyor. Birbiri ile hiç ilişkisi olmayan bir gezegen bir yıldızın önünden geçerken yıldızın ışığında aletlerimizin farkedebileceği bir artmaya neden oluyor. Burada yıldız gezegenden çok çok uzaklarda olabilir, önemli olan aynı doğrultuya gelmesi.

İki Yüzlü Aydede

 Ethem DERMAN
 13 Mart 2012
Kutu

Ay’a neden “Aydede” dediğimizi bir türlü anlamam. Dedem veya yaşlı birisi ile ne ilişkisi var diye kendime sürekli sormuşumdur. Bu halk deyimi acaba nereden kaynaklanıyor? Bugün Ay ile ilgili bir haber okurken Amerikalıların da Ay ile bizimkine benzer bir deyişleri olduğunu öğrendim. Sürekli olarak bize bakan yüzüne “Ay’daki Adam” (man in the moon) tabirini kullanıyorlar. Hatta 1991 yılında “The Man in the Moon” adlı bir film çevirmişler, Türkçe’ye de “Ay’daki Adam” diye tercüme etmişler. Romantik drama türü bu film, bir özdeyiş üzerine kurulmuş ve son sahnesinde şu şekilde dile getirilmiş. “Eğer bir sorunun varsa ve karar veremiyorsan, Ay’daki adamla konuş” (They could talk to the man in the moon if there was any trouble or confusion). Demek onların kültüründe de Ay’da bir adam var, tıpkı bizim Aydedemiz gibi.

Satürn Uydusu Dione’de Temiz Hava Bulundu

Satürn sisteminde çalışan Cassini uzay aracı keşiflerine devam ediyor. İlk kez buzul bir uydu olan Dione’nin incecik atmosferinde iyonlaşmış okisjen moleküllerinin varlığını saptadı. Atmosfer o denli ince ki bulunan moleküller de o kadar az, 11 cm3’de 1 molekül. Bu yoğunluk yer atmosferin 480 Km üstündeki oksijen yoğunluğu ile aynı. Unutmayalım Yer atmosferinin 100 Km üstü uzayın başlangıcı olarak kabul edilir. Satürn’ün halkaları ve Rhea uydusu ile birlikte Dione de artık moleküler oksijen kaynağı. Bu molekül nasıl oluşuyor sorusunun yanıtı ise gayet basit. Güneşin enerjik foton ve parçacıkları su buzundan oluşmuş yüzeyi bombardıman ettiğinde su hidrojen ve oksijen moleküllerine ayrılıyor.

Sayfa 4 ile 7« İlk...23456...Son »