
TAMSAT Ailesi olarak; 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutluyor, zaferin yıldönümünde bu özel günü bizlere armağan eden tüm şehitlerimizi, gazilerimizi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Türk Ordularının ebedi başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve şükranla anıyoruz. Türk Milleti el ele bu emanetin bekçisi olmaya devam edecektir.






TAMSAT; tüm radyo amatörlerini ve bu konuya gönül vermiş değerli dostlarını selamlar.





Bu hafta genç arkadaşlarımıza örnek olması amacıyla güzel bir makeleyi daha yayınlıyoruz. Bu (16) yaşında bir gencin; araştırma ve azminin hikayesi. Zevkle okuyacağınızı umuyor ve sizi makale ile başbaşa bırakıyoruz. "Yer altında mesajlaşmak hayatları ve mağaraları kurtarabilir" Mağaralar dünya üzerinde keşfedilmek için bekleyen son yerlerdendir. Her ne kadar göçertme güvenli olsa da, yer altında bir şeylerin ters gitmesi halinde kurtarma çalışmaları günler alabilir - özellikle cep telefonları ve telsizler yer altında çalışmadığı için. Ancak New Mexico'dan dikkate değer bir gencin icat ettiği yer altı mağaralarından mesaj çekme kabiliyetine sahip bir cihazla bu safha önemli ölçüde hızlandırılabilir. Genç adamın cihazının başka uygulamaları da bulunmaktadır.
Jüpiter, radyo çalışmaları için harika bir nesnedir. 40 MHz’nin altında Jüpiter’in şiddetli patlamalarına şaşırabilirsiniz. Jüpiter’i dinleyebilmek için; basit malzemeler kullanabilir, karmaşık spektrograf alıcılar inşa edebilir veya daha ince çalışmalar yapmak için muazzam anten birlikleri kurabilirsiniz. Günümüzde bir gaz devi olan gezegen ve onun volkanik uydusu IO’nun arasındaki karmaşık ilişki tamamen anlaşılmış değildir. Ancak biz onların boşlukta döndüğü gibi aynı zamanda “Radyo Gürültü Fırtınaları”nı bir arada üretmeye çalıştığını biliyoruz. Birçok faktör, bir gürültü fırtınasını yakalamayı deneyen amatör radyo astronomu için adete oyun gibidir. Potansiyel engelleri anlamak belki zaman alacaktır ve bu görev için malzemelerin en iyi şekilde kullanılması gerekir.
Merhabalar. TAMSAT tarafından gözlemlerimizde kullanacağımız iki adet VLF alıcı prototip elimize ulaştı. Gözlem araçlarımız çok şirin ve kullanışlı. Buradan bir kez daha TAMSAT ailesine teşekkürler. Devreleri inceledikten sonra onları bir kenara bırakarak anten konusunda araştırmalara başladık. Her zaman olduğu gibi TAMSAT'tan Tahir ve Levent beyler bize yol gösterdiler. Ardından hemen malzeme araştırmasına geçtik. Önce MDF'den bir karkas ve ayaklık yaptırdık. Bunun araçla bir yere taşınmasında sorun olmaması için fazla büyük olmamasına da özen gösterdik. Aslında büyük kanatlı olması daha iyi ancak biz aynı zamanda GRAT için taşınabilir olmasını da istedik.
Merhaba. Bu makalede size bizleri daha yakından tanımanız için “Uzay Çobanları”nın (UÇ) kuruluşunu anlatmak istedim. Bizler, bir zamanlar gök bilimine gönül vermiş Türkiye’nin farklı bölgelerine bulunan küçüklerdik. Hepimiz gökyüzüne adeta âşıktık. Onunla ilgili her şeyi öğrenmek istiyor, kendi çapımızda sürekli araştırmalar yapıyorduk. Zaman içinde karşımıza çıkan hiç bir engelde durmadık, zamanı daha çok şey öğrenmek için çabalayarak geçirdik. Geçen dönemlerde yollarımız bir çok arkadaşımızla bu amaçla kurulan bir forum olan
Merhaba Gratoslar; yaz tatili ile birlikte kendinize biraz daha zaman ayırabildiğinizi, yorucu sınav stresinden uzaklaşıp Güneşin tadını çıkardığınızı umuyorum. Gerçi siz Güneş’e bakarken herkes gibi sadece sıcaklık ve parlaklığına bakmıyorsunuzdur. Malum o sizin için sadece bir ışık kaynağı değil, aynı zamanda bir gözlem hedefi. Aslında bunun güzel yanları da var. İlgi duyduğunuz bir şeyi sürekli olarak çıplak gözle de görebiliyor ve sıcaklığını hissedebiliyorsunuz. Burada doğrudan konulara girmeden biraz sohbet edelim istedim. Radyo astronominin optik gözlemden farklı olduğunu hepimiz biliyoruz.

Uzaklardan, (815.000.000) Km. öteden gelen Jüpiter melodilerini mi, yoksa Güneşin sesini mi duymak isterdiniz? "Ama bu nasıl olur?" dediğinizi duyar gibiyiz. Siz de bu enteresan çalışmaları yapabilir, evrenin derinliklerinden gelen sinyalleri sese çevirip duyabilirsiniz. Devamı için
Daha önce hiç atmosferimize hızla giren ve gittikçe eriyen bir göktaşı (meteor) üzerinden haberleşme yaptınız mı? Aslında teknik size çok da yabancı değil. Küçükken mutlaka hepimiz su üzerinde taş kaydırmışsınızdır hatırladınız mı? İşte bu da bir nevi ona benzer bir teknik. Devamı için