Menu

Göktaşları ve Göktaşı Avcılığı

Muhtemelen birçoğumuz göktaşları ve yapısını merak ediyoruz. Kimbilir belki de birgün onlardan birini bulduğumuzu hayal ediyoruzdur. İşte size fırsat! Portland State Üniversitesi’nin sitesinde tanımlamaya yönelik bir doküman çevirisi aşağıda duruyor. Birkaç hafta içinde diğer çevirileri de yayınlamayı umuyorum. Son çeviride size interaktif bir uygulama ilişimi vereceğim ki göktaşlarının yapısını ne kadar öğrendiğinizi  test edebilesiniz. Göktaşı avcıları ve araştırmacılarına şimdiden başarılar diliyorum! Yapıları nedir, nasıl  ve neye göre tanımlarız bunlardan başlayalım.

Göktaşı Uyarı

Ağırdırlar

Göktaşlarının çoğu, Fe-Ni (demir-nikel) metalinden oluştuğu için Dünya’da bulduğumuz kayalara nazaran çok daha ağır ve daha yüksek yoğunlukludur. Tabii buna bazı istisnalar da vardır. Bazı göktaşları, yukarıda söylediğimizin aksine hiçbir şekilde metal veya metal karışım içermezler. Bunlar volkan kenarlarında bulunan yanmış kayalar kadar hafif de olabilirler.

Bazen Manyetik, Bazen Değildir

Göktaşlarının çoğunda Fe-Ni metalleri olduğundan dolayı bir mıknatıs tarafından çekilebilir. Ancak buna istisna olarak bazı kayasal göktaşlarında hiçbir metalik element olmadığından dolayı mıknatıs tarafından çekilmezler.

Bununla beraber, yeryüzünde bulunan birçok kaya da mıknatıs tarafından çekilir. Bu nedenle mıknatısa ilgi gösteren bir kayayı ya da kaya parçasını hemen göktaşı olarak nitelendiremeyiz. Kısaca manyetik alan da tek başına bir kayanın göktaşı olduğunun göstergesi değildir.

Düzensiz Yapıdadır

Göktaşları yuvarlak değildir. Eğer bir göktaşı aynen Apollo kapsüllerinin Dünya atmosferine girdiği gibi dönmeden girseydi, koni biçiminde bir yapıya sahip olabilirdi, ancak bu çok rastlanılan bir durum değildir. Çoğu göktaşları aşağıda beş farklı açıdan gösterilen CML 0023 (Sınıflandırılamamış Kuzey Afrikalı bir göktaşı) göktaşı gibi düzensiz bir yapıya sahiptir. 

Bir Füzyon Kaplaması İle Kaplanmıştır

Bir göktaşı, Dünya atmosferine girdiği sırada oluşan sürtünme, onun erime derecesinden daha fazla ısınmasını sağlar ve göktaşının yüzeyini eritmeye başlar. Göktaşı atmosferimizdeki sürtünmeden dolayı böylelikle yavaşlar ve yüksek ısıdaki bu sürtünmenin sonucu olarak göktaşının yüzeyinde siyah bir füzyon tabakası oluşmaya başlar.

Füzyon kaplaması, siyah veya kahverengi renkte ve yeni düşüp düşmemesine bağlı olarak soluk veya parlak şekilde olabilir.

Bir süre sonra, Dünya yüzeyine düşen göktaşının füzyon kaplaması paslanabilir ve göktaşının yüzeyinde kızılımsı-kahverengi bir renk oluşturabilir veya bu füzyon kaplaması kısmen veya tamamen aşınabilir. Aşınan tabakada çok küçük çatlaklar oluşur.

Birçok göktaşı Dünya’nın atmosferine girdiği sırada üzerinde sığ çukurlar oluşmaya başlar. Regmaglypts olarak bilinen bu çukurlar, genellikle demir meteoritlerin üzerinde sıkça rastlanır.

Katı ve Küçüktür

Göktaşlarının çoğunda volkanlarda rastlanılan kayaçlardaki gibi kabarcıklı bir yüzeye sahip değildir. Buna çok az istisnai durum sayılabilir.

Bölgedeki Diğer Kayalardan Farklıdır

Birçok göktaşının tamamı veya büyük bir kısmı metalden oluşur. Bunlar yeryüzündeki diğer taşlardan kolaylıkla ayırt edilebilir. Ancak bazı volkanik kayalara da görünüş olarak benzerliğinden dolayı ayırt etmekte zorluklar olabilir.

İsterseniz şimdi işinizi kolaylaştıracak bazı örneklere beraber göz atalım.

goktasi1

Forest City (yanda, H5 sıradan chondrite) bir füzyon kaplama ile kaplıdır. Resimde, bir ucu kesilmiş şekilde görülüyor. Hafif gri, benekli iç yüzeyi ortaya çıkmış. Füzyon kaplamasının çok ince olduğu belli oluyor. (Image Credit: Portland State University)

goktasi2

Başka bir Forest City görüntüsü. Füzyon tabakasının dışına çıkmış, sırtındaki küçük metal (merkezden hafif sağda) füzyon tabakasının çıkıntılı olduğunu gösteriyor. Bu da göktaşı üzerinde küçük girintiler veya çukurlar olduğuna işaret ediyor. (Image Credit: Portland State University)

goktasi3

Gibeon (IVA) demir göktaşı yüzeyinde iyi gelişmiş regmaglypts (thumbprints) görülüyor. (Image Credit: Portland State University)

goktasi4

Allende (CV3 karbonlu kondrit) görülüyor. Füzyon kaplamasının bir kısmı aşınmış. Hafif gri ve benekli içinin bir kısmı açığa çıkmış durumda. (Image Credit: Portland State University)

goktasi5

Millbillillie (eucrite achondrite) göktaşı üzerinde pas rengi füzyon kaplama görülmektedir. Havasız achondrites özellikle parlak füzyon kabuklar sahip olma eğilimindedir. (Image Credit: Portland State University)

goktasi6

Millbillillie’nin aynı numunesinin içi görülüyor. Dışına göre gayet farklı olan içi ve ince füzyon kaplaması açıkça fark ediliyor. (Image Credit: Portland State University)

Muazzam yapıları ile bir çok kişiyi büyüleyen göktaşları ve göktaşı avcılığı ile ilgili ilk yazımız burada sona erdi. Konuya ilgili duyuyorsanız, siz de düşünce ve bu konudaki araştırmalarınızı buraya tıklayarak bize yazabilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşünceye kadar hoşçakalın.

Kaynaklar: 
Portland State University

Beğen  
Önceki Yazı
Sonraki Yazı