Son Zamanlarda Güneş Neden Ünlü Oldu?

 Ethem DERMAN
 19 Mart 2012

Resim 1’de 2012 yılı Şubat sonuna kadar gözlenmiş güneş leke sayıları görülüyor. Düz çizgi daha sonraki tahminleri gösteriyor. Kesikli çizgiler ise yapılan tahminde artı-eksi hataları göstermektedir. 23. çevrim ile bu çevrimi lütfen kıyaslayın. Bugünlerde bol miktarda güneş patlamaları ile ilgili haber okuyorsunuz. Evet güneş etkinliği yine maksimumda yani bol miktarda leke çıkıyor ve bu etkin alanlarda meydana gelen patlamalar gözleniyor. Bunların sonucunda da kutup ışınımları tüm güzellikleri ile boy gösteriyor. Güneş patlamalarının insan üzerine etkileri bu haberlerde bilim insanları tarafından dile getiriliyor hatta şarlatanlar bu patlamalar sonucu kıyamet kopacağını bile söylüyorlardı. Peki 11 yıl öncede güneş etkinliği yine maksimumdu ama bu ortada kadar haber yoktu, neden acaba?

 

Resim 1.

Önce biraz bilgi verelim. Güneş lekeleri, yüzeyde yerel olarak manyetik alanın kuvvetli olduğu bölgelerde görülür. Güneş yüzeyi tenceredeki çorba gibi kaynar, sıcak gaz yukarı çıkar soğur ve tekrar geri batar. İşte yerel manyetik alan buna engel olur ve soğuk gaz yüzeyde kalır. Yüzeyin diğer bölgelerine göre soğuk olduğu için de karanlıktır ve biz onu leke olarak görürüz. Bu manyetik alanın içinde müthiş bir enerji birikir ve moröte bölgede güneşe baktığımızda onu parlak olarak görürüz. SOHO ve SDO gibi güneşi inceleyen uzay araçlarının moröte filtrelerde çektiği fotoğraflara baktığımızda manyetik alan çizgilerinin yaptığı şişimler kolayca görebiliriz. İşte patlama olduğunda bu şişimler açılır ve bol miktarda kütle uzaya fırlatılır. Her patlamada on milyarlarca ton madde veya başka bir deyişle bir Everest dağına eşit kütle.

Resim 2. STEREO uydularının güneşin arka yüzeyinin tamamını görüntüleyen ilk fotoğrafı.

 

Resim 3. DO ile alınmış bu fotoğrafta manyetik alan çizgilerinin ne kadar düzgün ve zarif olduğu görülmektedir. Manyetik alan çizgilerinin hemen yüzeyin altında birleşmektedir.

Güneşin 11 yıllık etkinliğine bir çevrim diyoruz çünkü tam dönemsel değil, bazen 9 yıl baze 13 yıl sürüyor. Bundan önceki çevrim ki oan 23. çevrim deriz yaklaşık 1996-2009 yılları arasında gerçekleşti ve maksimum 2000 yılındaydı. Maksimumda iken leke sayısı 120 yöresindeydi. Lekeler her gün ölçülür daha sonra aylık ortalamalar alınır, 120 sayısı maksimumda iken ortalama her gün görülen leke sayısını gösterir. Lekelerin sayılması da kendine özgüdür, bir ara onu da anlatırım. Güneş ile çalışan bilim insanları bir çok parametreyi gözönüne alarak bir sonraki çevrim veya bir sene sonraki leke durumunu tahmin etmeye çalışırlar. İşte o bilim insanları 2009 yılında başlayacak 24. çevrim için 2004-2005 yıllarında yaptıkları tahminleri yayınlamaya başladılar. O zamanlar onlara göre 24. çevrim 23.’den daha etkin olacaktı ve 2007 yıllarında başlayacaktı. Fakat bu tahminleri maalesef boşa çıktı. Başlayacak dedikleri yılda ve bir sonrakinde güneşte lekesiz gün sayısı neredeyse son iki yüzyıldır rekor düzeye çıktı ve 2009 yılınan başında yeni çevrim başladı.

Resim 4. STEREO uydusunun çektiği güneşte bir fışkırma (prominence).

Bu tahminler sahtekarları da avladı. 2007 yılında başlasaydı 2012 hani onların çok sevdiği bu yılda maksimum olacaktı ya ona göre kıyamet senaryoları hazırlamışlardı, boşa çıktı çünkü maksimum artık 2013 yılında gerçekleşecek. Fakat en büyük hayal kırıklığı bilim dünyasında gerçekleşti. Bu daha şiddetli olacak güneş etkinliğini incelemek için bir çok yeni proje gerçekleştirildi. SOHO uydusu 1995 yılından bu yana çalışıyordu ama başka uzay gözlemevleri de gerekliydi. 2006 yılında STEREO (Solar TErrestrial RElations Observatory) uyduları fırlatıldı. Yerin güneş çevresindeki yörüngesine oturtulan bu iki uzay aracından biri yerin önünde diğeri de arkasında yer alıyordu. Amaç güneşin her tarafını görmekti. Güneş 27 günde bir dönüyordu ama arkada neler olduğunu eskiden bilmiyorduk, bu sayede hem belirli bir zamanda bize bakan yüzünü hem de arka yüzünü inceleyebilecektik. 2010 yılında SDO (Solar Dynamic Observatory) gözlemevi uzaya yerleştirildi. SDO’nun üzerindeki kameralar tam teknolojinin son ürünüydü ve hala bize çok güzel videolar fotoğraflar gönderiyor.

Resim 5. 8 Mart 2012 tarihinde Güneşte meydana gelen büyük patlamanın SDO ile alınmış görüntüsü. Bu fotoğraf uzak moröte filtre ile alınmıştır (171 Å).

Hem STEREO hem de SDO birçok ulusun ortak olduğu projelerdi. Amaç bu çok etkin olacak 24. çevrimde güneşi ve etkinliğini çok daha iyi anlamak ve uzay havası (Space Wheather) tahminlerini çok daha duyarlı yapmaktan geçiyordu. Çünkü uzayda binden fazla uydu çalışıyordu ve bunların başına bir iş gelmemesi için uzay havasını iyi tahmin etmek gerekiyordu. Bu bilimsel projelerin bir başka yönü de atılan bir gözlemevi ile ilgili yayınlanan makalelerin sayısı ne kadar çok olursa o iyi bir proje olarak gözönüne alınır. Halkın vergileri ile yapılan bu projelerde o uzay aracı ile alınmış verilerden ne kadar çok bilgi halka aktarılırsa bilimi seven insanlar bir sonraki projeleri daha içten destekler.

Resim 6. Bugün biraz önce saat 21:45'de SDO ile alınmış güneşin bu fotosfer fotoğrafında güneş lekelerini görüyorsunuz.

Tüm bu gözlemevleri çok iyi çalıştılar, inanılmayacak sayıda ve ayrıntıda veriler gönderdi. Güneş fiziği çalışan bilim insanları çok iyi makaleler yayınladı. Bu gözlemevleri ile ilgili halka bigi verelim derken de çok büyük hatalar yaptılar. Bu konuyu bir çok yazımda vurguladım. Meşhur olmak isteyen bilim insanları da maalesef yer yüzünde var. Güneş patlamalarının insanlara etki edeceğini cep telefonlarının susacağını ileri süren özellikle ingiltereden haberler yansıdı medyamıza. Bunların hepsi yalandı. Tekrar ifade edeyim 23. çevrim sırasında çok daha fazla sayıda ve kuvvetli patlamalar olmuştu ama o zaman uzaya yerleştirilmiş sadece SOHO uydusu vardı ve bu kadar güneş haberine rastlamamıştık. Sonuçta konu bilim insanları tarafından abartıldı.

Sonuç uzaydaki güneş gözlemevlerinin çekitiği tüm fotoğraflar her birinin ayrı web sayfasında anında önünüzde. Bunları her an inceleyebilirsiniz. Bu verilerden yararlanarak bilim yapan amatör gökbilimciler dahi var. Sizlerin nesi eksik, bilim insanlarının aklına gelmeyen veya göremedikleri bir olguyu siz görebilirsiniz.

Sevgilerimle…

Prof.Dr.Ethem DERMAN
TAMSAT

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?