İlginç Kara Delik Arayışı

Gökbilimde önce kuramsal olarak varlığı saptanan, daha sonra da çeşitli gözlem teknikleri ile gözlenen kara delikler bilindiği gibi iki türlüdür. Birincisi, çok büyük kütleli bir yıldız patladığında geriye bir kara delik kalır. Bunun kütlesi 1 GK’den (GK = Güneş Kütlesi) başlar 30 – 40 GK’ne kadar uzanır. İkincisi, gökadaların merkezinde gözlenen kara delikler ki bunların kütlesi milyonlarca GK’dir. Evrende her şeyin büyüğü, küçüğü ve ortancası olduğuna göre bu iki tür arasında yani orta kütleli kara deliklerin (OKKD) varlığını araştırıyor gökbilimciler. Örneğin 100 – 1000 GK’nde kara delikler evrende var olmalıdır diyorlar.

Bu tür kara delikler küresel kümelerin merkezinde olmalıdır düşüncesi ile radyo ve x-ışın teleskopları ile OKKD’leri bulmak için yeni yöntemler deniyorlar. Genellikle iki yöntem var:

Birincisi, kara deliğin çevresinde bir yığılma diski oluşur yani maddeler onun üzerine düşmeden önce bu diskte yer alırlar ve düştüklerinde de x-ışın yayarlar. Yakın gökadalarda bazı çok parlak x-ışın kaynaklarının OKKD olduğunu gösteren bazı gözlemsel kanıtlar var ama güçlü değil. Fotoğrafta OKKD olduğu ileri sürülen M31 ve G1 kümelerini görüyorsunuz.

Resim.

Bu tür yığılma diskinin enerji dağılımları da bilinen gökcismi tayflarından tamamen farklıdır. Radyo teleskoplar ile yapılan gözlemlerde 3 küresel kümenin bu farklı enerji dağılımına bakıldı ama sonuç negatif.

İkinci yöntem ise kara deliğin olduğu yerde, onun çevresinde dolanan yıldızların hareketini inceleyerek kara deliğin varlığına karar verilir. Ama küresel kümelerin merkezlerinde o kadar çok yıldız vardır ki bu tür gözlemi olanaksız kılar. Ayrıca kara delik OKKD olduğu için yıldızların söz konusu hareketi çok küçüktür. Gökbilimcilerin birçok OKKD adayı olmasına karşın kesin bulunmuş bir OKKD henüz yok.

Sevgilerimle…

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?