Genç Astronom Sunay IBRYAMOV’un Başarı Öyküsü

 Oğulcan AÇIKGÖZ
 5 Eylül 2011

Yeni söyleşimizde; küçük yaşlarından itibaren astronomiye gönül vermiş, astronomi eğitimi almış ve şimdi bu alanda ders vermeye başlayan astronom Sunay IBRYAMOV’u biraz daha yakından tanımak istedik. Ayrıca amatör gökbilimci arkadaşlarımızın da ilgisini çekecek bir konu olan gökyüzü keşiflerinin de öyküsünü birinci ağızdan öğrenmiş olduk.  Zamanını ayırdığı ve sorularımızı içtenlikle cevapladığı için Sayın IBRYAMOV’a  TAMSAT-Genç adına teşekkür ediyoruz.

Sayın IBRYAMOV, öncelikle kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Tabi. İsmim Sunay, soyadım IBRYAMOV. 1988 yılında Bulgaristan’ın Shumen şehrinde doğdum. Aynı şehirde de yaşamaktayım. Bu yıl Shumen Üniversitesi Doğa Bilimleri Fakültesi Astronomi bölümünden birincilik ile mezun oldum. Nisan 2011’den bu yana Bulgaristan Bilimler Akademisi’nin Astronomi Enstitüsü ve Ulusal Gözlemevi Rozhen’deçalışmaktayım. Aynı zamanda eylül 2009’dan bu yana Shumen Üniversitesinin Teorik ve Uygulamalı Fizik departmanında asistan öğrenci olarak astronomi dersleri vermekteyim.


Resim 1. Varna Milli Gözlemevi ve Planetaryumu ziyareti

Astronomiye  ilginiz ne zamandan beri var ve bu alanda hangi çalışmaları  yapmaktasınız?

Astronomiye  ilgim 2003 yılında, 8. sınıfta iken başladı. O zamanlar Fizik ve Astronomi  dersinden “Gezegenimiz Dünya” konulu sunum hazırlamam gerekiyordu.  Sunumumu hazırlarken evde ablamın bir astronomi ders kitabı buldum. Bu kitap  çok ilgimi çekmişti, 2 günde bütün kitabı okumuştum. Sonralarda okulun  kütüphanesindeki bütün astronomi içerikli kitapları alıp okudum. Astronom olmak  en büyük hayalim olmuştu. O zamanlar okulda veya evde bilgisayar ve İnternet  olmadığından astronomi hakkında herşeyi kitaplardan öğrendim. “Takım Yıldızlarının  Efsaneleri” başlıklı bir kitap bulmuştum. Bu kitapta,  her bir takımyıldızı ve o takımyıldızındaki çıplak gözle görünen objeler  hakkında bilgiler vardı. Kitabı kullanarak takım yıldızlarını ve en parlak  yıldızların gökyüzündeki konumlarını öğrenmiştim.

Lise 2. sınıfa başladığımda, Shumen Üniversitesi’nde yeni bölüm olan Astronomi bölümü  açıldığını öğrendim. Liseden mezun olunca bu üniversitede astronomi okumayı aklıma koymuştum. 2007 yılında Kaolinovo Georgi Stoykov Rakovski  Lisesi’nden üstün başarı ile mezun oldum. Üniversite için öğrenci seçme fizik  sınavına girdim. Sınavı kazandıktan sonra, ilk seçtiğim astronomi bölümüne  girdim ve böylece profesyonel astronom olma yolundaki serüvenim de başlamış oldu.

Astronomi  alanındaki çalışmalarım değişken yıldızlar ve asteroitler ile ilgili. Lisans  bitirme tezim de; değişken yıldızların fotometrik gözlemleri üzerine idi.


Resim 2. Sunay IBRYAMOV 2010 Yılın Üniversite Öğrencisi Ödülü’nü alırken

NASA’nın  projesi olan Pan-Stars çalışmasına katılım sürecinizi anlatır mısınız? Bu  çalışmaya katılmanızdaki en büyük etken ya da hedeflediğiniz amaç ne idi?

2010  yılından bu yana NASA’nın ‘’Killer Asteroid’’ (‘’Katil Asteroitler’’) projesine bağlı Dünya’ya tehlikeli yakınlıkta bulunan asteroitleri izleme kampanyalarında yer alıyorum. Bu kampanyaların her biri 40 gün sürmekte. 2011 yılının  başlarında bu kampanyaları yürüten Uluslararası Bilim ve Eğitimsel Astronomik  İşbirliği Programı müdürü ve Abilene, Texas eyaletinde bulunan Hardin-Simmons Üniversitesi’nde matematik profesörü olan Dr. Patrick Miller’e Pan-Starrs projesinin Asteroit arama kampanyasına katılmak istediğimi bildirdim. Beni “Katil Asteroitler” projesinin kampanyalarından tanıyan Prof.  Miller, Pan-Starrs’a katılmama izin verdi. Bu 40 gün sürecek olan Asteroit  arama kampanyasına katılmanın şartlarından bir tanesi, sadece iki değişik  ülkelerden oluşan ortak takımların katılabilmesiydi. Bu kampanyaya  Bulgaristan’dan katılan bir tek ben idim. İnternet üzerinden  tanıştığım ve İstanbul Üniversitesinde Astronomi ve Uzay Bilimleri öğrencisi  olan arkadaşım Muaz Erdem ile irtibata geçtim. Onunla ortak takım olarak  Pan-Starrs’a katılmaya karar verdik. Muaz Erdem’e resimlerin analiz edilmesinde  kullanılan yazılım hakkında bilgi verdim, çalışma talimatları hazırlayıp,  gönderdim.

Bu  proje kapsamında Haleakala, Hawai’de bulunan 1.80 metrelik Pan-Starrs 1 teleskopu  kullanılıyor. Bu teleskop Dünya’nın en büyük CCD kamerasına sahip. Her açık  gece gökyüzünün değişik bölgeleri resme çekilip, projede yer alan takımlara  analiz için gönderiliyor. Takımlar 48 saat içerisinde resimleri analiz edip yeni buldukları asteroitlerin koordinatlarını hesaplayıp Prof. Miller’e rapor göndermeleri gerekiyor. Her bir ortak takım değişik resimleri analiz ediyor ve  her bir ortak takımının katılımcıları da özel olarak resimleri analiz edip  raporlarını gönderiyor.


Resim 3. Ulusal Gözlemevi – Rozhen’in 2 m RCC teleskopunun 40 metre yüksekliğindeki kulesi

Geçtiğimiz  aylarda geçici olarak “2011FY16” ismi verilen astroidi keşfetme öykünüzü anlatır mısınız? Bu konuda kimlerden destek gördünüz? Bu keşif nasıl  gerçekleşti ve keşifle birlikte hayatınızda ne gibi değişiklik oldu?

Keşfettiğim  ilk asteroite geçici olarak 2011 FY16 ismi verildi. Bu asteroitten sonra daha  iki yeni asteroit keşfettim. Onlara da geçici olarak 2011 FU88 ve 2011 HK35  isimleri verildi. Bu keşifler Pan-Starrs Asteroit Arama kampanyası çerçevesinde  gerçekleşti.

Analiz etmem için gönderilen resimleri Astrometrica yazılımı ile analiz ederken,  resimlerde hareket eden objeler tespitledim. Bu objelerin gökyüzündeki koordinatlarını  hesapladım ve Küçük Gezegenler Merkezi (Minor Planet Center)in veri tabanında  resimlerin çekildiği saat ve tarihte, hesaplamış olduğum koordinatlarda asteroit  olup olmadığını kontrol ettim. Veri tabanı benim girmiş olduğum koordinatlarda  asteroit olmadığını gösterdi. Hemen raporumu hazırladım ve Prof. Miller’e  gönderdim. Prof. Miller ve ekibi de kontrol ettikten sonra, benim gördüğüm  hareket eden objelerin asteroit olduğunu ve bu yeni asteroitlerin ön keşfini  yaptığımı söylediler. Ön keşfi yapılan asteroitin bir  hafta içerisinde tekrar gözlemlenmesi, izlenmesi ve keşfin tam keşif olarak doğrulanması  gerekiyor. Eğer doğrulanmaz ise keşif kabul edilmiyor.

25  Mart’ta analiz ettiğim resimlerde 4 yeni asteroitin ön keşfini yaptım.  Bunlardan iki tanesi birer hafta ara ile doğrulandı ve Havard Küçük Gezegenler Merkezi tarafından tanındı. Geçici olarak bu yeni asteroitlere 2011 FY16 ve  2011 FU88 isimleri verildi. 23 Nisan’da ise keşfi doğrulanan ve geçici olarak  2011 HK35 ismi verilen yeni asteroiti keşfettim. Bu keşfettiğim yeni  asteroitler Mars ve Jüpiter gezegenleri arasındaki asteroit kuşağında bulunuyor ve Dünya’ya olan uzaklıkları Güneş’e olan uzaklığımızın 2 katı olarak belirlendi.

Keşfettiğim  yeni asteroitlerin tam yörüngeleri hesaplandıktan sonra Uluslararası Astronomi  Birliği’nin kurallarına göre, onlara isim verme hakkım bulunuyor.

Pan-Starrs  projesinin “Asteroit Arama” kampanyası çerçevesinde toplam 22 yeni asteroitin ön  keşfini yaptım, maalesef bunlardan sadece 3 tanesi izlendi ve doğrulandı. Bu  keşifler ile hayatımda değişikliklerin olduğunu söyleyemem, herşey aynı devam  ediyor.


Resim 4. Ulusal Gözlemevi Rozhen’in 2 m RCC teleskopunun 40 metre yüksekliğindeki kulesi ve altta Sunay Ibryamov

Bu tür bir keşif yapabilmek için amatör gökbilimcilerine ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?

Asteroit  ve kuyrukluyıldız keşiflerinde amatör astronomlar büyük rol oynuyor. Öyle amatör gökbilimciler var ki, evlerinin bahçelerinde gözlemevleri var, bazıları 1  metrelik teleskoplara hatta daha büyüklerine bile sahipler. Bu amatör  astronomların profesyonellerden bir farkı yok, çünkü bilimsel işler, keşifler  yapıyorlar. Her bir amatör astronom gerekli ekipman ve donanıma sahip ise keşif yapabilir. Sadece asteroit değil, süpernova, kuyrukluyıldız gibi objeler de  keşfedebilir, bu tür keşifler yapan bir çok amatör astronom var. Benzer  keşifler yapmak istiyorlarsa, amatörler bunun yolunu bulur. Her bir amatör  astronom değişik şeyler ile ilgileniyor. Bazıları (astrofotoğrafçılar) sadece  galaksilerin, bulutsuların ve diğer uzay objelerinin renkli veya siyah beyaz resimlerini çekmek ile uğraşıyorlar. Bazı amatör astronomlar ise bilimsel  çalışmalar yapıyor, yukarda bahsettiğim gibi yeni objeler arıyorlar, değişken  yıldızlar üzerine çalışma yapıyorlar v.s., yani gerçekten astronomi biliminin  gelişmesinde katkıda bulunuyorlar.


Resim 5. Öğrenci Astronomi Topluluğu’nun Shumen Üniversitesi Astronomi Merkezinde düzenlediği 15 Haziran  Tam Ay tutulması gözlemi hazırlığı

Bulgaristan  Şumen Üniversitesi’nde Astronomi Kulübü Başkanı olarak da görev  yapmaktasınız.  Kulüp faaliyetlerine  katılım ve çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Tabi.  13 Kasım 2010’da Shumen Üniversitesi’nin Öğrenci Astronomi Topluluğu’nu kurduk.  Bu topluluğa Shumen Üniversitesi’nin değişik bölümlerinden öğrenciler üye olabilmekte, diğer astronomi severler ve amatör astronomlar topluluğa  ‘’Topluluğun Arkadaşı’’ olarak katılabilir. Şu an topluluğumuzun 25 üyesi ve 6  arkadaşı var. Ayrıca ‘’Topluluğun Arkadaşları’’ listesinde iki astronomi kulübü de yer  alıyor.

Öğrenci  Astronomi Topluluğumuzun temel amaçları astronomi ve gökyüzüne merakı olan değişik bölümlerden öğrencileri bir araya toplamak, astronomi bilimini  popülarize etmek, halka açık etkinlikler düzenlemek, ulusal ve uluslararası  eğitim ve bilimsel projelerde yer almak.

Faaliyetlerini  gerçekleştirmek için topluluğumuz Shumen Üniversitesi’nin Astronomi Merkezi’ni  kullanmaktadır.

Topluluğumuz  Güneş ve Ay tutulmaları, kuyrukluyıldızlar ve diğer enteresan gök olaylarında  ücretsiz olarak herkese açık telekoplarla gözlem etkinlikleri düzenliyor.  Düzenlediğimiz ilk etkinlik 4 Ocak’taki Parçalı Güneş Tutulması Gözlemi olarak  gerçekleşti. Yüzlerce insan bu olayı teleskopla görebilmek için Astronomi  Merkezi’ne akın etti. 15 Haziran’da da Tam Ay Tutulması Gözlemi düzenledik.  1000’in üzerinde astronomi sever etkinlikte yer aldı. Kullandığımız ekipman ve  donanım, aynı zamanda etkinliklerde çekilmiş olan fotoğraflar topluluğumuzun sitesinde de görülebilir . Aynı  zamanda topluluğumuz Shumen Platosu’nda meteor gözlemleri de düzenlemekte, her gün Güneş ve Güneş lekelerinin de fotoğrafları çekilmektedir.

Öğrenci Astronomi Topluluğumuz NASA’nın “Killer Asteroid” projesinde yer almaktadır.  Aynı zamanda NASA’nın ötegezegen arama projesi olan MyKepler’e katılma onayı vardır. Topluluk üyeleri üniversitenin değişik bilimsel araştırma projelerinde  de yer almaktadır. Tüm bunlara ek olarak topluluğumuz Tzec Maun Foundation’un üyesidir.


Resim 6. Rodop Dağları ve arka tepedeki Ulusal Gözlemevi – Rozhen

Optik gözlem  çalışmalarınızın yanında radyo astronomi konusuna da ilgi duyuyor musunuz? Bu  konuda deneyimleriniz oldu mu? Ya da üniversitenizde bu konuyla ilgili çalışmalar  yapan bir birim var mı?

Radyo  astronomi alanında bir deneyimim yok. Üniversitemizde radyo astronomi ile  ilgilenen astronom yok, dolayısıyla bu konuyla ilgili çalışmalar yapan  birimimiz de yok.

Ne tür  donanımlara sahipsiniz? Kullandığınız ekipmanlardan bahseder misiniz?

Çalıştığım  Ulusal Gözlemevi – Rozhen, Güneydoğu Avrupa ve Balkanların en büyük  gözlemevidir. Ulusal Gözlemevinde toplam 6 teleskop var. Bunlardan en  büyüğü ayna çapı 2 metre olan Ritchie-Cretien-Coude (RCC) teleskopudur. Diğer  teleskoplar ise: 60 cm Cassegrain, 50/70 cm Schmidt, 15 cm Güneş teleskopu-Coronograph,  30 cm MEADE ve 18 cm Meniskas Cassegrain teleskopudur.

Avrupa’da toplam 5  Coronograph teleskopu bulunmaktadır ki bunlardan bir tanesi Ulusal Gözlemevi  Rozhen’ dedir ve tamamen Astronomi Enstitüsü’nde yapılmıştır. Bu teleskop ile yapay olarak Güneş tutulması elde edilip, güneş fışkırmaları görülebilir.

Ulusal Gözlemevi  Rozhen’de bulunan teleskop ve donanımlar hakkında daha fazla bilgi için  gözlemevinin resmi web sitesi ziyaret edilebilir http://www.nao-rozhen.org/index_bg.htm .


Resim 7. Ulusal Gözlemevi – Rozhen’in 60 cm Cassegrain ve 50/70 cm Schmidt teleskoplarının kubbeleri

Amatör anlamda bu konuya ilk  başlayacak kişilere, ilk adımda ne tür donanımlar tavsiye edersiniz?

İlk  adımda donanım önermiyorum. İlk başta astronomi kitapları okunmasını  tavsiye ederim. Gündüzleri kitap okumak, geceleri ise çıplak gözle gözlem çok  iyi oluyor. Astronomi alanında temel bilgilere sahip olduktan sonra yıldız  haritası kullanılarak gökyüzünde takımyıldızlarını ve parlak yıldızları  öğrenmeye başlanılması lazım, bu astronomiye yeni başlayanın 1 yılını  alacaktır, çünkü bilindiği üzere değişik mevsimlerde yıldızlı gökyüzünün  görünümü değişiyor ve bulunduğunuz yerden görünen takımyıldızlarını ve  yıldızları öğrenmeniz için 1 yıla ihtiyacınız var.

İlk  başta astronomi kitapları okunmadan ve sadece bilgisayardan yıldız haritası  programları kullanılarak gökyüzünde takımyıldızlarının ve değişik objelerin  aranmasını veya sadece öylece gökyüzüne bakılmasını tavsiye etmiyorum, çünkü bu  gibi durumlar da ilk başlayanın hefesi çabuk kırılıyor ve gökyüzüne marakı  bitiyor. Bu yüzden geceleri gökyüzüne bakarken ne gördüğünü, bu görünen parlak  noktaların ne olduğunu, nasıl ve neden parladığını, her birinin bir birinden  değişik olduğunu bilmek, insanın merakını daha fazla uyandırıp, onu daha fazla bilgi  sahibi olmaya götürüyor.

Donanıma  gelince, ben astronomi ile ilgilenmeye başladığımda, 4 yıl boyunca (11. sınıfa  kadar) gökyüzünü sadece çıplak gözle gözlemledim. İlk donanımım bir 20×60 dürbündü. Bence herkesin evinde bir dürbün ve en az 7 cm’lik bir teleskopun  bulunması lazım. İmkanları olanlar 13 cm’lik reflektör alırlarsa, okülerden gördükleri güzellikleri asla unutmayacaklarından eminim.


Resim 8. Ulusal Gözlemevi – Rozhen’in 2 metrelik RCC teleskopu

Bu hobi aile  ve iş yaşamınızı nasıl etkiliyor? Nasıl bir zaman planlaması yapıyorsunuz?

İş  hayatımı iyi yönde etkiliyor, çünkü zaten işim bu. Astronomi dışında başka  şeylerle uğraşmaya pek zamanım kalmıyor. Belirttiğim gibi ben gözlemevinde  çalışıyorum ve her ay 20 gün gözlemevinde kalıyorum, orda yaşıyorum. Çalıştığım  Bilimler Akademisi’nin Ulusal Gözlemevi, Shumen’e ortalama 400-450 Km uzaklıkta.  Her ay 20 günü gözlemevinde geçirdikten sonra, geri kalan zaman da üniversitede  ders vermekle ve bazı sorumluklarım dolayısıyla şehir dışına çıkmak ile  geçiyor.


Resim 9. Öğrenci Astronomi Topluluğu’nun Shumen Üniversitesi Astronomi Merkezinde düzenlediği 04 Ocak Parçalı Güneş tutulması gözlemi

Türkiye ve  Bulgaristan’daki üniversitelerde Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümlerini,  öğrencilere sunulan imkanları, eğitim düzeylerini karşılaştırma yapabilir misiniz? Ayrıca her iki ülkede mezunların kendi alanlarında iş bulma  konusundaki deneyimleri hakkında düşüncelerinizi almak isteriz.

Böyle  bir karşılaştırma yapamayacağım. Çünkü Türkiye’deki üniversitelerde sunulan imkanları  ve eğitim düzeyini bilmiyorum, ayrıca mezunlarının iş bulma konusundaki  deneyimleri hakkında da bir bilgim yok.

Astronomi ve  Uzay Bilimleri dışındaki hobileriniz nelerdir?

Hobilerimin  arasında müzik dinlemek, yürüyüş yapmak ve tarihi yerleri ziyaret etmek var.

Okulunuzdan  mezun olduktan sonra hangi alanda ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?  Geleceğe dair planlarınızı bizimle paylaşır mısınız?

Söylemiş  olduğum gibi bu yıl üniversiteden mezun oldum ve Bilimler Akademisi’ne bağlı  Astronomi Enstitüsü ve Ulusal Gözlemevi – Rozhen’de çalışıyorum. Eylül ayının ortalarında Sofya Üniversitesi, Fizik Fakültesi, Astronomi ve Astrofizik yüksek  lisans bölümü için öğrenci seçme fizik sınavına gireceğim.

Sayın IBRYAMOV, TAMSAT-Genç adına verdiğiniz bilgiler için size teşekkürlerimizi sunuyoruz. Okuyucularımıza ve genç  arkadaşlarımıza iletmek istediğiniz bir notunuz varsa lütfen buyrun.

Ben teşekkür ederim. Herkes daha sıkça yıldızlı gökyüzüne baksın. Orada öyle güzellikler göreceksiniz ki; onu anlatabilmek için ne bir alfabe ya da harfler bulabileceksiniz, ne de uygun boya bulup resmini çizebileceksiniz.

Herkese açık bir gökyüzü ve iyi  gözlemler diliyorum.

Oğulcan AÇIKGÖZ
TAMSAT – Genç Takım Lideri

(*) Konuyla ilgili sayın Sunay IBRYAMOV’ae ulaştırılmasını istediğiniz mesajlarınız için  bize e-posta gönderebilirsiniz.

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?