Tag Arşivi: Ruha USLU
SAQ VLF 17.2 kHz. Vericisi Test Sinyali Gönderecek
Geçtiğimiz günlerde özel gün aktivitesi ile ilgili yazımızda tanıttığımız Grimeton SAQ VLF vericisi yeniden aktif edilecek. 10 Ocak 2012 Salı günü gerçekleştirilecek aktivite bir test ve kontrol çalışması olacağı için dinleyici raporları alınacak ancak karşılığında herhangi bir özel QSL kart gönderilmeyecek. Yaklaşık yarım saat sürmesi planlanan bu test çalışmasının sebebi ise özel gün aktivitesi sırasında tespit edilen bir problem. Sebep ise uygulama esnasındaAlexanderson alternatör sisteminde tespit edilen bozuk bir sigorta ve buna bağlı hız kontrol kaybı.
California Near Space Project (CNSP)’nin Rekoru
Geçtiğimiz günlerde Yer’e Yakın Uzay Projeleri kapsamında yapılan bir faaliyette, kelimenin tam anlamıyla bir rekor kırıldı. California/USA’dan fırlatılan balon CNSP-11 (K6RPT-11) havalanmasını müteakip doğuya yönelerek önce Kuzey Amerika kıtasını, ardından Kuzey Atlantik Okyanusu’nu geçip Cebelitarık Boğazı yakınlarından Akdeniz’e kadar sürüklendi. California Near Space Project (CNSP)’in hepimizi heyecanlandıran bu çalışması, bir anlamda onların başarısını da taçlandırmış oldu. “Hepimizi heyecanlandırdı” dedim, çünkü TAMSAT olarak fırlatılıştan itibaren çalışmayı takip etmiş, Akdeniz açıklarında onlara izleme konusunda destek vereceğimizi ifade etmiştik. Açıkçası, onca yol kat eden CNSP-11 (K6RPT-11)’in Cebelitarık Boğazı’nı geçip doğuya devam eden hareketinde, Türkiye açıklarına kadar ulaşacağını ummuştum.
SAQ VLF 17.2 kHz. Vericisi Özel Gün Aktivitesi
Şimşek ve Yıldırım
Aslında bu yazı yerine TAMSAT-Genç Bilim Takımının çalışmaları için örnek bir devreyi anlatacaktım. Ancak sonradan meteorolojik etkilerden olan şimşek ve yıldırımı anlatmadan bu konuya doğrudan girmenin doğru olmayacağına karar verdim. Bununla ilgili dokümanları düzenlerken hem elektronik çalışmasının hem de aynı makalede şimşek ve yıldırımın beraber anlatılmasının oldukça uzun olacağını farkettim. Bu konuda sizlere daha doğru bilgi aktarmak adına hepinizin yakından tanıdığı Boğaziçi Üniversitesi – Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Meteoroloji Labaratuvarı’ndan yardım istedim. Sağolsunlar kırmadılar ve bilgilerin kullanılmasına müsaade ettiler.
Frekans ve Elektromanyetik Tayf Konusu
Merhaba Gratoslar; yaz tatili ile birlikte kendinize biraz daha zaman ayırabildiğinizi, yorucu sınav stresinden uzaklaşıp Güneşin tadını çıkardığınızı umuyorum. Gerçi siz Güneş’e bakarken herkes gibi sadece sıcaklık ve parlaklığına bakmıyorsunuzdur. Malum o sizin için sadece bir ışık kaynağı değil, aynı zamanda bir gözlem hedefi. Aslında bunun güzel yanları da var. İlgi duyduğunuz bir şeyi sürekli olarak çıplak gözle de görebiliyor ve sıcaklığını hissedebiliyorsunuz. Burada doğrudan konulara girmeden biraz sohbet edelim istedim. Radyo astronominin optik gözlemden farklı olduğunu hepimiz biliyoruz.
İyonosfer ve Katmanlar
İyonosfer biz radyo amatörleri içinde önemli bir katmandır. Çünkü HF (High Frequecy – Yüksek Frekans 0-30 MHz. arası) bandında radyo dalgalarını en iyi yansıtma özelline sahiptir. Hava moleküllerinin oldukça fazla biçimde iyonlaşmış olarak bulunduğu elektrik iletkenliğine sahip atmosferin yüksek tabakaları. Bu bölgenin alt sınıfı 800′inci km’den başlar üst sınıfıysa 400-800 Km’de biter, iyonosfer içinde X ışınları ve mor ötesi ışınların iyonlaşma etkisiyle oluşan elektrik yüklü parçacıklar tabaka ve katmanlar halinde bulunur, iyonosferde iyonlaşma miktarı günün değişik saatlerine ve mevsimlere göre farklılıklar gösterir.
Jüpiter’in Atmosferi
Merhaba. Dilerseniz bir andan da yavaş yavaş gözlem hedeflerimizi de tanıyalım. Bu yazımıza Jüpiter ile başlayalım istedim. Oldukça büyük ve bir o kadar da gizemli sayılabilecek ilk hedefimiz Jüpiter. Jüpiter’in kalın ve karmaşık bir atmosfer tabakası bulunmaktadır. Bu atmosferi oluşturan gazların bileşim açısından Güneş Sistemi’nin kökenini oluşturan Güneş Bulutsusu’nun varsayılan yapısına yakın olduğu ve aynı şekilde güneş sisteminin ilkel bulutsudan en az farklılaşmış gezegeni olduğu tahmin edilen Jüpiter’in iç yapısını da kabaca yansıttığı düşünülür. Atmosferin iki temel bileşeni moleküler hidrojen (H2) ve helyum (He)’dur. Bu gazların moleküler dağılımı %88 - %12 civarındadır. Bunları %0.1 oranla su buharı (H2O) ve metan (CH4) ve %0.02 oranla amonyak (NH3) izler.
Radyo Astronomi Nedir?
Radyo astronomi; gök cisimlerinin radyoelektrik dalgaları alanındaki elektromanyetik ışımasını inceleyen gökbilim dalıdır. 1931 yılında Karl G. Jansky gökcisimlerinin radyo dalgaları ile ışıma yaptığını keşfetti. Evren’de, hiçbir cisim mutlak sıfır denilen sıcaklıkta veya onun altında bir sıcaklık olamaz. Mutlak sıfır, 0 Kelvin ya da -273,15 °C’dir. Her cisim mutlak sıfırın üzerinde bir sıcaklığa sahip olduğundan elektromanyetik enerji üretir. Sıcaklığa bağlı olarak bu enerji artar ya da azalır. Sıcaklık arttıkça, evrenin frekanslara olan dağılımı değişir ve yüksek enerjili paketlerin sayısı artar. Kuramsal olarak, evrendeki tüm cisimlerden çıkan elektromanyetik enerji ölçülebilinir.
Yüksek İrtifa Balon Çalışmaları-Giriş
Konuya doğrudan girmeden önce dilerseniz kısaca balon çalışmalarının geçmişine bir göz atalım. Tarihi boyunca insanoğlu uçurtmayı insan ve malzeme nakli için kullanmaya çalışmıştır. İlk kullanılabilir ve işe yarar hava taşıtı, 1783′te icat edilen sıcak hava balonudur. Sonra zaman içerisindeki gelişmelerle “Zeppelin” kavramı ortaya çıkmıştır. Başarısız bir kaç denemeden sonra ilk başarılı zeplin 1852 yılında Fransız Henri GIFFARD tarafından üretildi. Birçok başarılı uçuşa rağmen zeplinler genelde masraflı, yavaş ve hava şartlarından çok fazla etkilenen bir taşıt olması nedeniyle 1930′larda terk edilmeye başlandı.




























