Gökyüzünün Güzellikleri: Kalem Bulutsusu
Güney yarımkürede bulunan Yelken (Vela) takımyıldızındaki bu bulutsuyu 1835 yılında John Herschel keşfetmişti. Vela süpernova artığının bir parçası olduğu düşünülüyor, çünkü Vela atarcasına çok yakın bir konumda. Çubuk gibi görünmesinden dolayı ona kalem bulutsusu denmiş. Bizden tam 815 ışık yılı (IY) uzaklıkta. Büyük Vela süpernovasının şok dalgaları ile oluştuğu düşünülen bulutsunun hızı bu nedenle çok yüksek, saatte 644.000 Km. Son zamanlarda hızı düşmekte olan bulutsunun hareket ettiği yön, soldan sağa doğrudur. 5 ışık yılı uzunluğunda olan bu Kalem bulutsusu, aslında ince örülmüş gaz bulutlarının oluşturduğu düzlemsel yapının kenardan görünüşüdür.
Radyo Meteor Gözlem Dizisi-3
Değerli okuyucumuz! Yayınlanan konulardan sonra bizlere gelen bir çok e-postada; bazen birbirine benzer, bazen farklı, bazen de ileride yayınlanacak bölümler hakkında sorular içerdiği gözlenmektedir. Bunlar, her ne kadar şimdiye kadar nezaketen tek tek cevaplanmış olsa da, sizlerden ricamız; yayınlanan bölümlerle ilgili sormak istediğiniz soruları her bölümün altında bulunan yorum bölümünü kullanarak sormanızdır. Böylelikle aynı soruyu merak eden diğer okuyucularımız da bu soruların cevaplarına kolayca ulaşabileceklerdir. Soru ve ifadelerinizin Türkçe kurallarına uygun ve anlaşılır olması, size en doğru cevabın verilebilmesi için önem arz etmektedir. Yeni konu için lütfen yazının devamını okuyunuz.
Evre Gösteren Gökcisimleri
Doğal uydumuz “Ay Dede”yi sürekli takip ederiz. Onu kovalamazsak da, o kendini her zaman bize gösterir. Güneş battıktan hemen sonra batıda veya Güneş doğmadan biraz önce doğuda onu hilal şeklinde görürüz. Daha sonra yarısının aydınlık olduğunu ve sonunda tüm diskinin aydınlandığını ve yere gögemizi düşürecek kadar bize ışık gönderdiğini farkederiz. Buna Ay’ın evreleri diyoruz ve sadece Güneş, Ay ve bizim bulunduğunuz konuma bağlı. Başka evre gösteren gökcisimleri var mı? Evet. Örneğin Venüs, tüm diski aydınlandığında bizden çok uzaktır ve açısal çapı küçüktür.
Işıktan Hızlı Nötrinolar ve Yaşamın Cilvesi
Geçen yıl 22 Eylül’de bilim dünyasında nötrinolar ışıktan daha hızlı hareket ediyor diye müthiş bir haber çıktı. Bilimin yanlışını bulmak isteyenler de olayın üzerine atladı doğal olarak. Fizik kitapları yeni baştan mı yazılacaktı? Fizikçilerin çoğu yapılan deneyde bir hata olduğunu ileri sürdüler ama hatanın nerede olduğu bir türlü bulunamadı. Deneyi gerçekleştiren Opera projesindeki bilim insanları da ileri sürülen her hatanın, hata olmadığını kanıtladılar.
Venüs, Jüpiter ve Hilal Ay Birarada
Uzun zamandır Güneş battıktan hemen sonra gökyüzünü süsleyen iki parlak cisim göğe bakanların ilgisini çekiyordu ama çoğu kişi bunların ne olduğunu bilmiyordu. Hatta UFO sananlar bile vardı. Güneşin battığı yöne daha yakın olanı Venüs, biraz daha sönük olan ve tepemizde yer alanı ise Jüpiterdir. 25 ve 26 Şubat tarihlerinde bu iki parlak cisme hilal şeklindeki Ay da eşlik edecek. 25 Şubat Cumartesi günü Ay, Venüsün hemen sağ altında yer alırken, Pazar günü her iki gezegenin arasında görünecektir. Fotoğrafta görülen ve hemen akşam güneş battığında batı yönündeki bu güzel buluşmayı kaçırmamanızı öneririm.
Gezegenlerin Sesi
Başta J. Kepler olmak üzere bir çok ünlü gezegenlerin sesi olduğuna inanırdı. Bugün de İnternet’te gezinip arama motorlarına bakarsanız size gezegenlerin sesini dinleten bir çok site görürsünüz. Ama hepimiz biliyoruz ki, ses boşlukta yol alamaz, yani Ay’da iki arkadaş oturarak (olmaz ya neyse…) karşılıklı birbirleri ile konuşmaya çalışsa biri diğerini duyamaz. Çünkü ses havanın titreşimi ile iletilir. Ama başta ışık olmak üzere elektomanyetik dalgalar boşlukta bir noktada diğerine kolaylıkla iletilir. Peki bu gezegen sesleri ne oluyor derseniz, bazıları özgün besteler, diğerleri de o gezegenin fiziksel özelliği ile ilgili sese dönüştürülen veriler. Benim ilk duyduğum bir atarcanın sesiydi ve dönme dönemini frekansa çevirmişlerdi.
Radyo Meteor Gözlem Dizisi-2
Meteorların radyo sinyalleri aracılığı ile gözlemleri, onları sürekli gözlemek için ideal bir tekniktir. Meteorların atmosfere hızla girişinde hava sürtünmesinden meydana gelen yanma anı (meteor izi); havada bulunan atom ve molekülleri iyonize ettiği için bu uzak vericilerden gelen radyo dalgalarını tekrar dünyaya geri yansıtabilir. Böylece bir meteor atmosfere girdiğinde; bazen gözlem alanından çok daha uzaklarda (500-2.000 Km.) yayın yapan radyo istasyonlarından aynı frekansta sinyal alınabilmesi mümkün olmaktadır. Bu teknik, günümüzde gittikçe artan bir ilgi ile amatör astronomlar arasındaki popülerliğini de arttırmaktadır.
Öğrenciler, Öğretmenler ve Analemma
Bir önceki göndermide Güneşin her gün aynı saatde fotoğrafını çekerek nasıl Analemma elde edildiğini yazmıştım. Öğrenciler ile bunu yapmak tabii ki zordur. Ama her şeyin bir yolu vardır. Okulunuzun bahçesine 100-150 cm büyüklüğünde düzgün bir bir çubuk dikin. Bir yıl sürede yağmurdan kardan bozulmaması için bunun demirden veya alimünyumdan olması çok daha iyi olur. Havanın açık olduğu her gün 11:55′de (yaz saati boyunca ise 12:55′de) öğrencileri bahçeye çıkarın ve tam saat başında yani 12:00′de çubuğun gölgesinin ucunu işaretleyin.
KT5TK-11′den Sinyal Alınamıyor (Şimdilik!)
Bir önceki yazımızda The South Texas Balloon Launch Team‘in rekor denemesini sizlere duyurmuştuk. Çağrı işareti KT5TK-11 olan BLT-28 balonu belirlenen saatte uçuşuna başladı. Başarılı bir kalkışta her şey iyi giderken balon yönünü batıya çevirdi ve 90 numaralı karayoluna paralel seyre başladığı izlendi. Aniden irtifa kaybetmesi ile birlikte tecrübeli kurtarma ekibi elektrikli araç ile otoyolda takibe başladı. Akabinde KT5TK-11, kalkış noktasına 20 Km. uzaklıkta haritada görünen noktaya iniş yaptı. Bölgeye çok yakın olan ekibin hızlı müdahalesi ile yeni bir balon hazırlanarak yeniden havalandırıldı. Ancak aksilikler bununla sınırlı kalmadı.
Analemma (Günizi) Bize Ne Öğretir?
Dostlarım buna çok güzel bir Türkçe karşılık buldular, “günizi” dediler ama nedense bana Analemma güzel bir hanımın adını anımsatıyor gibi geldiği için ben “Analemma”yı daha çok beğeniyorum. Analemma nedir derseniz, çok sabırlı astrofotoğrafçıların güzel bir uğraşısıdır. Yaklaşık 15 günde bir (şart değil, hava ne zaman açık ise) günün aynı saatinde (çok önemli) güneşin fotoğrafın aynı kare üzerine düşürülmesi ile oluşur. Bunun için fotoğraf makinesi sabit kalmalıdır ama onun da yolunu bulanlar vardır. Eskiden film üzerine düşürürlerdi onun için makinenin sabit olması gerekirdi ama digital dünyada bu işin pek çok yolu var. Aşağıdaki fotoğraf her gün tam öğlen vakti saat 12.00′de (yaz saati 13.00′de) çekilmiştir. Dolayısıyla bir yıl boyunca güneşin tam öğlen zamanı nerede olduğunu gösterir.

























