Category Archives: 3. Radyo Astronomi

saturn

Satürn Uydusu Dione’de Temiz Hava Bulundu

Satürn sisteminde çalışan Cassini uzay aracı keşiflerine devam ediyor. İlk kez buzul bir uydu olan Dione’nin incecik atmosferinde iyonlaşmış okisjen moleküllerinin varlığını saptadı. Atmosfer o denli ince ki bulunan moleküller de o kadar az, 11 cm3′de 1 molekül. Bu yoğunluk yer atmosferin 480 Km üstündeki oksijen yoğunluğu ile aynı. Unutmayalım Yer atmosferinin 100 Km üstü uzayın başlangıcı olarak kabul edilir. Satürn’ün halkaları ve Rhea uydusu ile birlikte Dione de artık moleküler oksijen kaynağı. Bu molekül nasıl oluşuyor sorusunun yanıtı ise gayet basit. Güneşin enerjik foton ve parçacıkları su buzundan oluşmuş yüzeyi bombardıman ettiğinde su hidrojen ve oksijen moleküllerine ayrılıyor.

meteo21

Radyo Meteor Gözlem Dizisi-4

Rüzgarın Meteor İzini Bozması: Üst atmosferdeki güçlü rüzgarlar, meteorların atmosferde oluşturduğu iyon izini bozar, böylece radyo sinyallerini ayna gibi yansıtan bu yapının bozulması ile kırık aynadan yansıma gibi bir durum ortaya çıkar. Böylece; meteor izi üzerinde birden çok yansıma noktası ortaya çıkabilir (kırık bir aynada görülen görüntüyü düşünün). Radyo dalgaları farklı noktalardan yansıyarak girişim yapabilir. Yansıma noktalarının, rüzgar nedeniyle sabit olmamasından dolayı da alınan sinyal gücünde hızlı osilasyonlar gözlenir. Bu özellik göktaşlarının ardından sadece bir kaç saniye sonra görülebilir. Sonuç olarak, bu durum sönük iz bırakan meteorları etkilemez, çünkü olay saniyenin onda biri gibi kısa bir sürede gerçekleşir. Genel olarak osilasyon frekansı 5 ile 10 Hz arasındadır. Bu azalıp çoğalmalara bazen “uzaktaki sinyalin zayıflaması”  (deep fading) adı verilir.

samanyolu

Samanyolu Gökadasında Bizi Dinliyorlar mı?

Geçenlerde Sevgili Burcu Hocam mesajında şöyle yazıyordu: “iki gün önce Discovery Channelde Morgan Freeman ile “Evrenin Sırları” adlı bir belgesel izliyordum. Orada iki görüş vardı. Biri sizin “eğer olsalardı ve bizim kadar gelişselerdi zaten duyardık. Ya bizden üstün değiller, ya da bizden çok üstün oldukları için dalgaları saklayabilen teknolojiye sahipler” dediğiniz, diğeri ise benim inandığım ünlü bir fizikçinin “biz radyo dalgalarını yaymaya başlayalı 100 yıl oldu ama bize en yakın yer zaten yaklasık 1.000 yıl ötede, yani bizim radyo frekanslarımızı 900 yıl sonra ancak duyacaklar.” dediği sözleri. İlginç ve hiç aklıma gelmeyen bir konuydu.

meteo21

Radyo Meteor Gözlem Dizisi-3

Değerli okuyucumuz!  Yayınlanan konulardan sonra bizlere gelen bir çok e-postada; bazen birbirine benzer, bazen farklı, bazen de ileride yayınlanacak bölümler hakkında sorular içerdiği gözlenmektedir. Bunlar, her ne kadar şimdiye kadar nezaketen tek tek cevaplanmış olsa da, sizlerden ricamız; yayınlanan bölümlerle ilgili sormak istediğiniz soruları her bölümün altında bulunan yorum bölümünü kullanarak sormanızdır. Böylelikle aynı soruyu merak eden diğer okuyucularımız da bu soruların cevaplarına kolayca ulaşabileceklerdir. Soru ve ifadelerinizin Türkçe kurallarına uygun ve anlaşılır olması, size en doğru cevabın verilebilmesi için önem arz etmektedir. Yeni konu için lütfen yazının devamını okuyunuz.

evm

Gezegenlerin Sesi

Başta J. Kepler olmak üzere bir çok ünlü gezegenlerin sesi olduğuna inanırdı. Bugün de İnternet’te gezinip arama motorlarına bakarsanız size gezegenlerin sesini dinleten bir çok site görürsünüz. Ama hepimiz biliyoruz ki, ses boşlukta yol alamaz, yani Ay’da iki arkadaş oturarak (olmaz ya neyse…) karşılıklı birbirleri ile konuşmaya çalışsa biri diğerini duyamaz. Çünkü ses havanın titreşimi ile iletilir. Ama başta ışık olmak üzere elektomanyetik dalgalar boşlukta bir noktada diğerine kolaylıkla iletilir. Peki bu gezegen sesleri ne oluyor derseniz, bazıları özgün besteler, diğerleri de o gezegenin fiziksel özelliği ile ilgili sese dönüştürülen veriler. Benim ilk duyduğum bir atarcanın sesiydi ve dönme dönemini frekansa çevirmişlerdi.

meteo21

Radyo Meteor Gözlem Dizisi-2

Meteorların radyo sinyalleri aracılığı ile gözlemleri, onları sürekli gözlemek için ideal bir tekniktir. Meteorların atmosfere hızla girişinde hava sürtünmesinden meydana gelen yanma anı (meteor izi); havada bulunan atom ve molekülleri iyonize ettiği için bu uzak vericilerden gelen radyo dalgalarını tekrar dünyaya geri yansıtabilir. Böylece bir meteor atmosfere girdiğinde; bazen gözlem alanından çok daha uzaklarda (500-2.000 Km.) yayın yapan radyo istasyonlarından aynı frekansta sinyal alınabilmesi mümkün olmaktadır. Bu teknik, günümüzde gittikçe artan bir ilgi ile amatör astronomlar arasındaki popülerliğini de arttırmaktadır.

sld44

Güneş, 2012 Yılına Hızlı Başladı!

Uydu sistemleri için de çok önemli olan güneş patlamalarının 2012 ve 2013 yılında çok yoğun olarak yaşanması bekleniyor. Yılın ilk ayına hızlı bir başlangıç yapan güneşte 23 Ocak tarihinde son 7 yılın en şiddetli patlaması yaşandı. Uydu ve haberleşme sistemleri üzerinde beklenildiği kadar zararlı olmayan bu güneş fırtınasının arkasından görülen kutup ışımaları ise şahane manzaralar oluşturdu. Bildiğiniz gibi güneş patlamaları; güneşten enerji olarak yayılan ışık ve yüksek enerjili parçacıkların uzaya yayıldığı dev patlamalardır.

meteo2

Radyo Meteor Gözlem Dizisi-1

Radyo astronomi konusunda TAMSAT‘a ulaşan bilgi talep istatistiklerinde; en çok merak edilen konulardan biri olarak “meteor radyo gözlem” ilk sırada yer almaktadır. Mesajların bir çoğunda bu konuda yeterli Türkçe kaynak bulunmaması ve amatör anlamda örnek çalışma yapılmamış olması özellikle eleştirilmiştir. TAMSAT olarak bu konunun teknik boyutuna girmeden önce, bu konuda teorik bilgilerin verilmesinin daha uygun olduğunu düşündük. Bu amaçla, değerli TAMSAT-Bilim okuyucuları için 1988 yılında kurulan ve şu an 250′en fazla üyesi bulunan Uluslararası Meteor Organizasyonu “The International Meteor Organization” (IMO) ile iletişime geçtik.

eso

ESO Türkiye

Astronomi (Gökbilim) en eski bilim dallarının başında gelmektedir. Günümüzde, astronomi en ileri teknolojilerden ve bilim adamlarının kullanabileceği çok yönlü tekniklerden bazılarını kullanarak, en modern ve en güçlü bilimlerden biri olarak göze çarpmaktadır. Artık astronomi  için daha heyecan verici zamanlar başlıyor: Teknolojik imkanlar sayesinde artık Evren’in diğer ucundaki cisimler üzerinde çalışmamıza ve diğer yıldızların etrafındaki gezegenleri saptamamıza izin veriyor.

Herschel

Herschel Uzay Gözlemevi Uzayda Oksijen Moleküllerinin Bulunduğunu Keşfetti!

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Herschel Uzay Gözlemevi, en son teknoloji kırmızıötesi dedektörleri sayesinde, uzayda yalnız başına bulunan oksijen moleküllerini keşfetti. Gökbilim ile ilgilenenler hemen “uzayda zaten oksijen olduğunu biliyoruz, hem de en çok rastlanan üçüncü element” diyeceklerdir. Ancak keşfedilen oksijen şu an bu yazıyı okumak için size gerekli olan ve ciğerlerinizde bulunan oksijen molekülü. Yani Herschel Uzay Gözlemevi uzayda oksijen molekülünü (O2) buldu.